AİLENİZİN TELEVİZYONU MU?

Günümüzde "iletişim toplumu" ya da "bilgi toplumu "diye adlandırılan bir toplumu yaşıyoruz.Teknolojinin baş döndürücü gelişimi,ulusal ve uluslar arası düzeyde iletişimi de hem hızlandırılmış hem de karmaşıklaştırılmıştır.Bu olgu,küreselleşen ve evrenselleşen bir dünya olgusunu da önümüze sermektedir.

İletişim araçlarının bu hızlı gelişiminde televizyon özellikle hayatımızın büyük bir kısmında önemli bir yer kaplamaktadır.Televizyon topluma ve aileye "mesaj bombardımanı" ve "iletişim sağanağı" altında bırakmaktadır.Televizyonun kapladığı alan bu nedenle kendisinden daha fazla bir yere işaret etmektedir. Televizyon yayıncılığı eğitim,cinsiyet,yaş,çevre ve kültür farklılıklarını aşacak biçimde,izleyici kitleyi ortak bir kültürel referans çerçevesinde birleştirmekte , ayrıca izleyicilerine günlük yaşamda kullanabilecekleri duygu,davranış ve ilişki modellerini içeren bir "eylem haritası"nı sunmaktadır.

Ancak televizyonun birey-aile ve toplum üzerindeki bu önemli işlevlerine karşın,onun bireyler ve aileler üzerindeki etkileri ile izlenme örüntüsünün ne olduğu konusuna yönelik olarak yapılan bilimsel çalışmaların oldukça yetersiz olduğu görülmektedir.

Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu bu gerçeklerden hareketle Türkiye'de ilk kez televizyon olgusunu bu boyutlarıyla inceleyen bir araştırmayı başlatmış ve sonuçlandırmıştır."Türkiye'de Televizyon ve Aile "başlıklı bu araştırma Doç. Veysel BATMAZ ve Dr. Asu AKSOY yönetiminde gerçekleştirildi.

Türkiye'de televizyonun etkisi konusunda yapılan spekülatif değerlendirmeler için ampirik veriler sağlamak amacıyla kurgulanan bu araştırma,Türk aile yapısı içinde televizyonun kullanma ve izlenme envanterini (izlenme sıklığı,izlenme zamanı,çocuk ve ebeveynlerin izleme farklılıkları,izleme ortamı ve bağlamı) gibi saptamıştır.

Bu kültürel kurum olarak televizyonun çok boyutlu toplumsal etkisi,içeriğinin sistematik ve toplam olarak bilinmesi yoluyla incelenebilir.Bu gerçekten yola çıkarak,araştırmada üç ayrı veri tabanı kullanılmıştır.Araştırmanın kullandığı üç veri tabanı şunlardır:

1- 1992Aralık -1993 Aralık aylarında 5 televizyon kanalının Mesaj Sistemi Veri Tabanı,

2- 1993 Temmuz -Eylül aylarında 3 il merkezinde çocuk ve ebeveynlere ayrı ayrı uygulanan soru kağıdı ile toplanan Ekinleme Analizi Veri Tabanı,

3- İstanbul'dan SES grupları açısından iki ayrı ilkokulda çocuklara uygulanan televizyon izleme ve okul başarısı konulu anket ve testlerin oluşturduğu Televizyon ve Okul Başarısı Veri Tabanı,


Araştırmanın veri tabanı birbirinden farklı 5 ayrı örneklerden oluşturulmuştur.

1- İstanbul Alan Araştırması Örneklemi :5-55 yaşları arasında,275 haneyi temsil eden,1038 kişiden oluşmuştur.

2- Afyon Alan Araştırması Örneklemi :5-55 yaşları arasında,104 haneyi temsil eden ,471 kişiden oluşmuştur.

3- Sinop Alan Araştırması Örneklemi :5-55 yaşları arasında 130 haneyi temsil eden 489 kişiden oluşmuştur.

4- Televizyon Mesaj Sistemi İçerik Analizi Örneklemi ;Toplam 5 kanaldan 540 saat 1 haftalık yayını içermektedir.

5- Televizyon ve Çocuk Örneklemi :İki okuldan SES grupları yüksek ve düşük olmak üzere iki ayrı grubu temsilen 74 çocukla anket yapılmıştır.

Araştırma 6 bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde televizyonun etkileri alanında yapılmış olan çalışmaların bir değerlendirmesi yer almaktadır.İkinci bölümde metodoloji yer almaktadır.üçüncü bölümde,Türk ailesinde televizyon izleme örüntüsünün bir analizi araştırma sonuçlarına dayanılarak yapılmaktadır.Dördüncü bölümde televizyon mesajlarının analizi,yine araştırma bulgularına dayanılarak yapılmaktadır.


Beşinci bölümde,televizyonun izleyiciler üzerindeki etkisini saptamaya yönelik testler uygulanmaktadır;altıncı ve son bölümde ise,araştırmanın ve sonuçlarının genel bir değerlendirmesi yapılmaktadır.

Türkiye'de televizyonun ailelerde yaygınlığı %98 oranında bulunan bu araştırmanın diğer bulguları ise şunlardır.

-Türkiye'de yetişkin aile fertleri günde ortalama 3 saat 40 dakika,çocuklar ise haftada ortalama 25 saat 9 dakika televizyon izlemektedir.

-Türkiye'deki aile bireyleri ortalama olarak her 5 saatin birinde televizyon izlemektedir ki bu oran uyku dışındaki aktif zamanın %30'dur.

-Türk televizyonlarında en fazla vurgulanan olgu şiddet (%62) ve suçtur.(%48)

-Televizyondaki aile , Amerikalıdır.(%70)

-Bu aileyi Doğu Anadolu'da (%17)aile izlemektedir.İstanbul 'lu aile ise sadece %14'tür.

-Ailelerde televizyon izleme örüntüsü,ailelerin bulundukları iller ve gelir durumları bazında değişiklik göstermektedir.Yaş fakı,il ve gelir farkı gözetmeksizin ,televizyon izleyicileri belirli konularda aynı şeyleri düşünmeye başlamaktadırlar.Bu anlamda televizyonun toplumda yaygın görüşün oluşmasında temel bir rol oynadığı saptanmıştır.

-Türkiye'de televizyonun izlenmesi faaliyeti çoğunlukla vakit geçirmek ve eğlenmek amacıyla yapılmaktadır.

-Televizyonu "bilgilenmek,öğrenmek için "izleyenlerin toplam yetişkinlere oranı ancak %17.6 'dır.

-Yapılan analizlerden ortaya çıkan diğer bir bulgu ise,televizyonun ilkokul çocuklarının okul başarıları üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığı konusundadır.

-Kadınlar ve erkekler arasında günde ortalama seyredilen televizyon miktarına ilişkin önemli farklar olduğu saptanmıştır.Kadıların %50.1'i 4 saat ve üstü oranlarda televizyon izlediklerini söylerken ,erkeklerin %33.6'sı aynı şeyi söylemektedir.

-Televizyonda verilen gerçeklik Türk hayatının bir izdüşümü değildir.Hangi maksatla üretilirse üretilsin,bu nedenle televizyon toplumu değiştirici bir etkiye sahiptir.

Sonuç olarak özetle şunlar söylenebilir;Televizyon,hayatımızı,bizim ona atfettiğimiz önemden de fazla etkilemektedir.Bunun anında ve günlük etkilemeler olarak değil,bize başka bir dünyanı kültürünü ekerek oluşturmakta zamanla ve sabırla hasatını almayı beklemektedir.Bu başka dünya başka kültürlerin dünyası değil,bizim kültürümüzün içinde ve kendi yarattığımız bir dünyadır.Bu dünya "gerçek "değil fakat etkileme gücü olan bir dünyadır.Bu derecede önemli olan bu konunun daha fazla ilgiyi ve araştırmayı hakkettiği görülmektedir.


  •  Ana-Baba Okulu Projesi
  •  Aile Kurumu ,Önemi ,Sorunları
  •  Aile Araştırma Kurumunun 1997 Faaliyetleri
  •  İnsanca Yaşamak İçin...
  •  İzmir'de Türkiye'nin İlk "Umatem" Merkezi Açıldı
  •  Düşmanını Tanı
  •  Uyuşturucu Kullanımıyla Mücadele Atağı
  •  Tv' lerde Uyuşturucuya Karşı Yayın
  •  Hep Birlikte Seslenmelyiz "Uyuşturucuya Hayır!"
  •  Devlet Bakanı Işılay Saygın Vatandaşlarımızı Bilinçlendirmek İçin Almanya'ya Gitti
  •  Uyuşturucu Kullanımı ile Mücadele, Takip ve Yönlendirme Üst Kurulu'nun Üçüncü toplantısı Gerçekleştirildi
  •  Uyuşturucu Konulu Yazı, Karikatür ve Fotoğraf Yarışmasında Ödüller Sahiplerini Buldu
  •  "Uyuşturucuya Karşı Devlet Aile Elele" Konulu Panel İstanbul'da Gerçekleşti
  •  Uyuşturucu Kullanımı ile Mücadele İçin Ulusal Politika ve Stratejiler Belgesi Yayınlandı
  •  Ailenizin Televizyonu mu?
  •  Çocuklar İstismar edilmesin
  •  Yetişkin Okur-Yazar Eğitimi
  •  Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığına
  •  Özel TV'ler şiddet saçıyor
  •  Devlet Bakani Işılay Saygın, TV'leri programlar konusunda duyarlı olmaya çağırdı
  •  Devlet Bakanlığı'nın aile fertleri üzerinde olumsuz etkiler bırakan televizyon programlarına yönelik çalışmaları
  •  4. Ulusal Kadın Çalımaları Toplantısı
  •  3. Aile Şurası

  • Işılay Saygın | Fatma Saygın | Osman Nuri Saygın | İzmir | Buca | Turizm Bakanlığı | Çevre Bakanlığı | Devlet Bakanlığı | Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı | Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü | İzmir Milletvekilliği | Ödül ve Plaketler


    DenizWeb © 2003 - 2008