RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU BAŞKANLIĞINA

Devlet Bakanlığı olarak bugüne kadar RTÜK ’e çok sayıda yazılı başvuruda bulunduk.İşte onlardan biri;

Anayasamızın 41. Maddesi ailenin, Türk toplumunun temeli olduğunu ,Devletin ailenin huzur ve refahı ,ile özellikle ana ve çocukların korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almasını hükme bağlamıştır.

Bakanlığıma bağlı Aile Araştırma Kurumunun amacı da Türk ailesinin bütünlüğünün korunması,güçlendirilmesi ve sosyal refahının arttırılmasını sağlamak ve bu çerçevede çocukların korunmasına yönelik problemlerin tespiti ile çözüm yollarını araştırmaktır.

Radyo ve Televizyon yayınlarının düzenlenmesi ve Kurulumuzun kuruluş ,görev , yetki ve sorumluluklarına ilişkin esas ve usulleri belirleyen 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun yayın ilkelerini belirleyen 4.maddesinin (m) fıkrasında radyo ve televizyon yayınlarında çocukların ve gençlerin fiziksel,zihinsel,ruhsal ve ahlaki gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek yayınlar yapılmaması esası yer almaktadır.

Son günlerde ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın fiziksel,zihinsel,ruhsal ve ahlaki gelişimlerini,dolayısıyla yetişkin bir fert olma potansiyellerini olumsuz yönde etkileyen,çocukların istismar ve ihmaline yol açan programların televizyonlarda sıkça yayınlandığına ilişkin Bakanlığıma çok sayıda şikayet ulaşmıştır.

Bakanlığıma bağlı Aile Araştırma Kurumu uzmanlarının ve konu ile ilgilenen akademisyenlerin yapmış oldukları araştırmalarda başlıca üç hususun önemi vurgulanmıştır.

1-Daha eğitim çağında olan çocukların gazino,bar,pavyon ve benzeri yerlerde özellikle arabesk şarkı ve türkü söylerken çekilen görüntülerinin televizyon programları aracılığı ile halka arz edilmesi çocuklar üzerinde yaşama sevincini,eğitim ve öğretime duyulan ihtiyaç ve güveni,saygı,sadakat,dostluk,vefa ve yardımlaşma gibi temel insani değerlere olan güveni sarsıcı etkilerde bulunmaktadır.Bu türden programları sıkça izleyen çocuklar,çevresine ve kendisine güvensiz,temel insani değerlere duyarsız,paylaşmayı sevmeyen ve içine kapanık bir kişilik yapısına yönelmektedir.Bu kişilik yapısının yaygınlaşması yaratıcılıktan uzak,pasif,ürkek ve aşırı tüketici fertlerden oluşan topluma gidişi demektir.Kısa vadede çocuklarımızı ve uzun vadede toplumumuzu bu tehlikeden korumak için bu tür programlara karşı tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Esasen Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun 12.Maddesinde 21 yaşından küçüklerin hiçbir surette gazino,bar,kafeterya ve bunlara benzer içkili yerlerde çalıştırılamayacağını,18 yaşından küçüklerinde böyle yerlere giremeyeceğini hükme bağlamıştır.Kanunun yasakladığı bu tür durumların görüntülerinin yayınlanması yoluyla kanunun temel amacının ihlal edilerek çocukların zarar görmesine sebebiyet verilmesi hem hukukun bütünlüğü ilkesine hem de hukuki kıyas prensibine aykırıdır.Kitle iletişim araçlarının çocuğun toplumsallaşması üzerine etkisi ile arabesk müzik ve çocuk şarkıcıları konularında yapılan iki çalışma ekte sunulmuştur.

2-Yine son yıllarda realite şov diye adlandırılan,korku ve dehşet gibi fiziksel ve ruhsal tahrip içermenin yanında aldatma ,hile ,vefasızlık vb. temel insan:değerlere ters temaların yer aldığı programlar televizyon kanallarında sıkça gösterilmektedir.Merak ve heyecan saiki ile izlenim oranları oldukça yüksek olan bu tür programların özellikle çocuk izleyiciler üzerinde ruhsal bozukluğa,kabus görmeye,vehim ve muayyile bozukluklarına yol açıcı etkide bulunduğu Bakanlığıma ulaşan şikayetlerde sıkça rastlanmaktadır.

Bu tür programların gösterimi Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları hakkında Kanunun Yayın ilkelerinin belirtildiği 4.Maddesinin (m) fıkrasında belirtilen , yayınların çocukların fiziksel , ruhsal ve ahlaki gelişimini olumsuz yönde etkilememesi esasına aykırıdır. Çocuklarımızın geleceği ve toplumsal sağlığımız ve kamunun yararı açısından oldukça sakıncalı olan bu tür program yayınlarına karşı tedbir alınması gereği açıktır.

3-Çocukların yetişmesi ve kişiliklerinin oluşumunda en büyük etkenlerden biri de taklit ve özdeşleşme davranışıdır.Çocuklar çevrelerinde bulunan ve kendilerinde kolayca sevgi ve saygı oluşturan kişileri taklit ederler ve bu durum onların yetişme süreçlerini derinden etkiler.Çağımızın en büyük iletişim aracı olan televizyonlarda yayınlanan programlardaki oyuncu ve karakterlerin sergilediği tiplemelerin çocukları ciddi oranda etkilediği ve yönlendirdiği yapılan araştırmalarda ortaya konmuştur.

Televizyon programlarında kabiliyetli çocukların yer aldığı görüntülerin izleyici çocukları yaratıcılık ve üretkenliğe sevk ettiği gibi, örneğin küçük yaşta şarkı söyleyerek kısa yoldan zengin olmuş çocuk görüntülerinin de çocukların pedagojinin temel ilkelerine olan güvenini olumsuz etkilediği tespit edilmiştir.

Bu itibarla,çocukların zihinsel, ruhsal ve ahlaki gelişimlerini olumsuz yönde etkileyen, genel ahlaka, Türk aile yapısına ve kamu yararı ilkesine aykırı, küçük İbo ve benzeri yaşta arabesk şarkıcıları ve benzeri görüntülerin yayınlanması yoluyla toplumda çocuk istismar ve ihmallerinin yaygınlaşmasına yol açan televizyon programları hakkında gerekli tedbirlerin alınması hususlarında takdirlerinizi rica ederim.

Işılay SAYGIN

Devlet Bakanı


  •  Ana-Baba Okulu Projesi
  •  Aile Kurumu ,Önemi ,Sorunları
  •  Aile Araştırma Kurumunun 1997 Faaliyetleri
  •  İnsanca Yaşamak İçin...
  •  İzmir'de Türkiye'nin İlk "Umatem" Merkezi Açıldı
  •  Düşmanını Tanı
  •  Uyuşturucu Kullanımıyla Mücadele Atağı
  •  Tv' lerde Uyuşturucuya Karşı Yayın
  •  Hep Birlikte Seslenmelyiz "Uyuşturucuya Hayır!"
  •  Devlet Bakanı Işılay Saygın Vatandaşlarımızı Bilinçlendirmek İçin Almanya'ya Gitti
  •  Uyuşturucu Kullanımı ile Mücadele, Takip ve Yönlendirme Üst Kurulu'nun Üçüncü toplantısı Gerçekleştirildi
  •  Uyuşturucu Konulu Yazı, Karikatür ve Fotoğraf Yarışmasında Ödüller Sahiplerini Buldu
  •  "Uyuşturucuya Karşı Devlet Aile Elele" Konulu Panel İstanbul'da Gerçekleşti
  •  Uyuşturucu Kullanımı ile Mücadele İçin Ulusal Politika ve Stratejiler Belgesi Yayınlandı
  •  Ailenizin Televizyonu mu?
  •  Çocuklar İstismar edilmesin
  •  Yetişkin Okur-Yazar Eğitimi
  •  Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığına
  •  Özel TV'ler şiddet saçıyor
  •  Devlet Bakani Işılay Saygın, TV'leri programlar konusunda duyarlı olmaya çağırdı
  •  Devlet Bakanlığı'nın aile fertleri üzerinde olumsuz etkiler bırakan televizyon programlarına yönelik çalışmaları
  •  4. Ulusal Kadın Çalımaları Toplantısı
  •  3. Aile Şurası

  • Işılay Saygın | Fatma Saygın | Osman Nuri Saygın | İzmir | Buca | Turizm Bakanlığı | Çevre Bakanlığı | Devlet Bakanlığı | Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı | Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü | İzmir Milletvekilliği | Ödül ve Plaketler


    DenizWeb © 2003 - 2008