DÜŞMANINI TANI

En etkin savaş stratejileri düşmanı iyi tanımakla oluşturulur.işte günümüzde özellikle gençliğin en büyük düşmanlarından biri olan “UYUŞTURUCU”...

Uyuşturucu nedir?

İnsanların fizyolojilerini,duygu ve davranışlarını değiştirecek şekilde etkileyen kimyasal maddelerdir.

Uyuşturucu madde bağımlılığı

Bağımlılık kişinin bir maddeyi düzenli olarak belirli bir süre kullandıktan sonra dışardan bir yardım almaksızın bırakmanın imkansız olma halidir. Bağımlılık fiziksel ve psikolojik olmak üzere kişiyi iki koldan kuşatır. Fiziksel bağımlılıkta kişi sürekli kullanım ile birlikte aynı etkiyi elde edebilmek için maddeye artan dozlarda ihtiyaç duyar.Psikolojik bağımlılıkta ise ,alışkanlıkla heyecan ve gerginliği gidermek için madde kullanan kimse fiziksel olarak ihtiyaç olmadığı hallerde bile madde kullanmak zorunda kalabilir.

Bağımlılık nasıl gelişir?

Bağımlılık süreci genelde üç ana döneme ayrılır.
Balayı dönemi:madde kullanımı bireyin sıkıntılarını azaltarak,kısa bir süre için kendini iyi hissetme duygusuna kapılmasını sağlar.
Bağımlılık dönemi:Bireyin madde kullanımı giderek artar.Madde kullanılmadığında sıkıntı,huzursuzluk,durgunluk ,isteksizlik gibi ruhsal belirtiler,ellerde titreme,vücut ağrıları,ishal gibi fizyolojik belirtiler görülür.Aile,iş ve sosyal çevreyle iletişim sorunları yoğunlaşır.
Yıkım ve dağılma dönemi:Bu dönemde birey ruhsal ve fiziksel olarak tükenmişlik içindedir.Uyuşturucu batağının içindeki sonunu umursamaz bir şekilde beklemektedir.Durgunluklar,düzelmesi mümkün olmayan AIDS , karaciğer sirozu ve bunama gibi sağlık sorunları ve intihar yaşanabilir.

Uyuşturucu madde çeşitleri ve zararları nelerdir?

Uyuşturucu madde kullanımı ve bunlara bağımlılık dünyanın gelişmiş ve gelişmemiş birçok ülkesinde önemli toplumsal,ekonomik ve sağlık sorunları oluşturmaktadır.Dünyada yaygın olarak kullanılan uyuşturucu madde çeşitlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Esrar:Hemen hemen dünyanın her yerinde yetişebilen dişi hint kenevirinden elde edilir.Psikolojik ve fiziksel bağımlılık yapan esrarın beyin,ciğerler,kalp ve üreme sistemi üzerinde pek çok olumsuz etkisi vardır.Esrar alındığında dış uyaranlara duyarlılık artar,algılama ayrıntılar üzerine yönelir,renkler daha parlak ve zengin görülür.Zaman ve yer algısı değişir.5 –10 dakikalık bir süre sanki saatler sürmüş gibi algılanır.Doz arttıkça titremeler,kulak çınlamaları başlar.Duyu organlarında uyumsuzluklar ve sinir oluşur ve ağız kurur.Bağımlıların akyuvar ve sperm hücrelerinde yapı bozukluğu oluşur.Esrarın en önemli zararı fiziksel bağımlılık yapan diğer maddelere geçiş görevi görmesidir.

Afyon:Bilinen en eski uyuşturucu olan afyon,haşhaş bitkisinden elde edilir.Haşhaş bitkisi morfini de kapsayan 20 çeşit alkoloid içerir.Merkezi sinir sisteminde hem bastırıcı hem de uyarıcı etki yapar.Kısa ürede bağımlılık oluşur.Kandaki miktar biraz azalınca gerginlik ve hoş olmayan duygular azalır.Ortaya çıkan rahatlama ile ilacı alma eğilimi pekiştirilmiş olur.Böylece giderek fiziksel bağımlılık artar.Bu defa aynı etkiyi elde edebilmek için ilacın dozu arttırılır.İlacın miktarına bağlı olarak koma ve ölüm gerçekleşebilir.Bırakma durumunda kısa sürede gerginlik,huzursuzluk başlar.Özellikle damar yolu ile kullananlarda HEPATİT B ,AİDS hastalığı bulaşma ihtimali vardır.Zamanla hastaların kol ve bacak damarlarında tıkanmalar hatta ülserler görülür.İlacın sağlanmasında ki yasal ve ekonomik engeller hastayı giderek sosyal yaşamdan uzaklaştırır.Ağır kişilik yıkımları görülür.Yatkın kişilerde suç işleme oranı yüksektir.

Çözücü ve Uçucular:Bu sınıfa solventler,yatıştırıcılar,tiner ve benzin gibi maddeler girer.Çözücü ve uçucuların kanuni yoldan ve kolaylıkla bulunabilmeleri ve ucuz olmaları gençler ve ekonomik düzeyi düşük olanlar arasında sık kullanılan bir maddedir.Merkezi sinir sistemine etkileri genelde bastırıcıdır.Aşırı dozda,korku illüzyon ve görsel hallisünasyonlar ve beden büyüklüğü algısında değişikliklere yol açabilir.Uzun süreli kullanımda hafıza sorunu ortaya çıkabilir.Uyku bozukluğu terleme bulantı ve kusma kalp çarpıntısı görülebilir.Bu ilaçlar ucuz olduklarından afyona tercih edilebilir.Ancak çok kısa sürede bağımlılık çok daha çabuk gelişmekte ve çok daha ciddi yoksunluk belirtileri ortaya çıkabilir.

Kokain:Kokain bağımlılık belirtileri en güçlü uyuşturuculardan birisidir. Güney Amerika ‘da yetişen koka bitkisinden elde edilir.Kokain alındığında ,fazladan dikkat ve güç verse de bunların etkisi oldukça kısa olur.Fakat zamanla doz arttıkça gerginlik,sıkıntı,öfkecilik ve paranoid psikoz belirtileri ortaya çıkar,solunum ya da kalp durmasından ölümler görülebilir.Çok çeşitli psikolojik bağımlılık yaptığı kabul edilmektedir.

Sigara,Tütün:Tütündeki aktif madde nikotindir.Sigara dumanındaki nikotinin yüzde 25’i vücuda alınmakta ve 15 saniye içinde beyne ulaşmaktadır.Nikotin oldukça zehirli bir maddedir.Beyinde aktive edici etkisiyle çok çabuk bağımlılık yapmaktadır. Toplumdaki sigara içimini destekleyen sosyal faktörler ve sigara üreticilerinin reklamları sigara bağımlılığını desteklemektedir.Anne-banası ve kardeşleri sigara içen ve model oluşturan kişilerde kullanma oranı daha fazladır.

Hallusinojenler:İnsanlar tarafından yüzden fazla doğal veya sentetik hallusinojen madde kullanılmaktadır.En bilinen sentetik hallusinojen ise,Lizerjik asit diatilamin (LSD)’dir.Hallusinojenler duyumları,düşünmeyi ,iradeyi ve duyuları etkiler. Zaman ve yer algısında değişiklikler,düşler ve olmayan şeyleri algılama olabilmektedir. LSD ’nin nasıl etki ettiği hakkında çok az bilgi vardır.Önemli bir özelliği flashback oluşturmasıdır.

Anfetaminler:Anfetaminler sentetik ilaçlardır.Merkezi sinir sistemini uyarıcı etkisi vardır.1975 yılından beri ülkemizde satımı ve kullanımı yasaktır.İştahı azaltır.Alındığında kronik zehirlenme ile iştahsızlık,sinirlilik,uykusuzluk,saldırganlık, paranoid psikoz görülür.Yoksunluk durumunda ise ağır durgunluk,yorgunluk , huzursuzluk,sıkıntı ,kabuslar,başağrısı,terleme sıcak ve soğuk basmaları,kas krampları ve yatıştırılamayan bir açlık duygusu oluşur.En ciddi yan etkisi depresyondur.İntihar düşüncesi ve girişimi görülebilir.

Alkol:Alkol de bir merkezi sinir sistemi bastırıcısıdır.Alkolün en önemli özelliği sindirilmesi,absorbe olmasıdır.Alına alkolün %20’si mideden emilir ve ilk reaksiyon oluşur,geri kalan ise,ince bağırsaklardan emilir.Alkolün etkisi bu emilme hızına ve metabolizasyonuna bağlıdır.
Alkol tüm dünyada yaygın kullanımı olan bir sosyal ve sağlık sorunudur.


Uyuşturucu Madde Bağımlılığına Yol Açan Etkenler Nelerdir?

Uyuşturucu madde bağımlılığına yol açan nedenler bireysel ,ailevi ve çevresel faktörler başlıkları altında incelenebilir.

Bireysel Faktörler:Madde bağımlılığının ortaya çıkmasında çoğounlukla psiko-sosyal gelişme dönemlerindeki ilerleyememe ve engellemeye bağlı olarak ortaya çıkan kişilik özelliklerinin etkili olduğu düşünülmektedir.Erken yaşlarda aşırı soumluluk alma veya aşırı korumacı bir ortamda yetiştirilme ya da dışlanma ve sevilmeme gibi deneyimler bireyi bağımlılığa yöneltebilir.Sosyalleşme süreciin önemli bir dönemini oluşturan gençlik döneminde olumsuz yaşam koşulları içinde doyum sağlayamayan bir grubun alkol ve madde bağımlılığına yönelmesi daha kolaylaşır.Gençlerin uyuşturucu alma alışkanlığına daha gelimiş toplumlarda,özellikle batıda daha çok rastlanmaktadır. Büyük kentlerin düşük sosyo-ekonomik tabakalarına dağılmış ailelerden gelen 13-30 yaş grubu arasında,daha çok erkekler arasında kullanılır.alışmak için çoğu zaman bir defa kullanmak yeterlidir.Ancak normal sayılan kişilik sahibi kimseler de teşvik, özendirme,propaganda ve kanırılma suretiyle bu maddelerin esiri olabilmektedirler.

Ailevi ve Çevresel Faktörler:Çok çeşitli olan bu faktörler şöyle sıralanabilir:çocukluk yıllarında aile içi geçimsizlik,annenin ezilmişliği,babanın katı otoritesi,çocuğu sevgi yerine ceza işlemlerinin öngörülmesi,çocuğun kendisini kabul ettirebilmesi için evin dışındaki çevreyi tercih etmesi ve kendine olan güvenini kaybetmesi,sevgi ,anlayış ve ilgiyi ailesinde bulamayınca arkadaş çevresinde araması, böylece etki ve tesir altına girmesi,sorunların çözümlenmesi yerine ,daima kaçmayı tercih etmesi,bu gençleri kötü ortama girmelerine ve nihayet uyuşturucu almaya kadar varan bir yalnızlığa itilmelerine neden olmaktadır.
Bu grup özellikle orta öğretim tahsili düzeyindeki gençlerdir ve genel nüfus içinde oranları da oldukça yüksektir.Yüksek öğretim gençliği de bu gruba dahil edildiğinde tehlike boyutu daha da artmaktadır.Yapılan araştırmalara göre uyuşturucuya ilk olarak alkolle başlanmaktadır.Her alkol kullanan mutlaka uyuşturucuya başlamamaktadır elbette.O bakımdan alkol diğer uyuşturucu maddelere geçişte bir basamak oluşturmaktadır.Alkole başlama nedenleri ise,özenti,merak,ısrar,teşvik,çevreye uyum ve kutlamalar olmaktadır.



Uyuşturucu Madde Bağımlılığının Tedavisi Var Mıdır?

Uyuşturucu maddeye alışmak çok kolaydır.Uyuşturucuları bir kez kullanmak bağımlılığa neden olabilmektedir.Ancak bırakmak zor olabilmekle birlikte mümkündür.

Her şeyden önce uyuşturucu maddeye alışan kişiler için en uygunu uzman personel ve mütehassıs hekimlerin bulunduğu sağlık kuruluşlarında tedavi altına alınmalarıdır.Bağımlılık ve hastalıklar ile ölümleri önlemek için doktor ve hastane ile tam bir işbirliği yapılabilmesi için “kriz müdahale merkezleri” kurulmalıdır.Gelişmiş ülkelerde bağımlı kişilerin kendi kendilerine oluşturdukları destekleyici grupların oldukça etkili olduğu görülmektedir.Adeta sivil toplum örgütü gibi işleyen bu tür grupların oluşturulup devam etmelerini sağlamak için,kriz merkezlerindeki müdahalelerde problemleriyle ilgili olarak bilinçlenmeleri gerekmektedir.Önemli olan nokta bağımlı grupların kendi sorunlarının çözümüne aktif olarak katılan,işbirliği yapıp destek veren bireyler haline gelmelerini sağlamaktır.Toplumdaki hizmet kurumları, bağımlılıktan kurtulma sürecinin başlangıç aşamasında önemli bir fonksiyona sahip olmalıdırlar.

Uyuşturucu Madde Bağımlılığı İle Mücadelede Aileye Ne Gibi Görevler Düşüyor?

Uyuşturucu madde bağımlılığı ile mücadelede de ilk adım önleyici tedbirlere ağırlık verilmesidir.Yasal önlemler ve polisiye tedbirlerle uyuşturucu madde arzının önlenmesinin yanı sıra uyuşturucuda hedef kitle olan gençliğin ve ailelerin bilinçlendirilmesi gerekmektedir.Nasıl olumsuz bir aile ilişkisi uyuşturucu madde bağımlılığının en önemli etkisi ise uyuşturucu ile mücadelede de çok önemli bir etkendir.Ailenin çocuklarına en kötü şartlarda bile sevgi ve şefkatle yaklaşması ve çocukları ile doğrudan iletişim kurması,anne-baba ve çocukları arasındaki problemleri asgariye indirecektir.Çocukların, anne-babalarının her türlü güçlükte yanlarında olduğunu bilmesi ve onlara güvenmesi,problemlerini il olarak aile içinde çözmeye çalışmalarına yol açacaktır.Bu,uyuşturucu ve bütün kötü alışkanlıklarla mücadelede de oldukça önemlidir.Aile,çocukları açısından problem üreten bir kurum değil aksine,problemleri çözen bir kurum olmalıdır.Aileler çocuklarını ne gibi tehlikelerin beklediğinden haberdar olmalı ve bu tehlikeler konusunda bilinçlendirilmeli ve eğitilmelidir.

Gençler ,bu mücadele konusunda eğitilmeli,ancak bu sağlık eğitimi adı altında gençlerde arzu ve merak uyandırmayacak şekilde orta öğretim kurumlarının programları içinde uyuşturucunun zararları anlatılarak verilmelidir.Sağlık eğitimi ders kitaplarının uyuşturucular ile ilgili bölümü uzman heyetlere hazırlattırılmalıdır.Okullarda periyodik sağlık kontrolü yapılmalıdır.Okul içinde ve dışında öğrencilerin devam ettiği yerler etkin bir şekilde denetlenmelidir.Beden eğitimi ve spor derslerine önem verilmeli ve ders saatleri arttırılmalıdır.Gençler yeteneklerine göre mutlaka bir spor dalına yönlendirilmelidir.

Cezaevi görevlileri ,hastane hekimleri,din görevlileri,okul müdürleri için uzmanlarca hazırlattırılan hizmet içi eğitim programları uygulanmalıdır. Fabrika,cezaevi,kışla gibi toplu yerler için sağlık taraması ve eğitim programları yapılmalıdır.



Uyuşturucu Kültürü İle Terör Arasındaki Bağlantı Nedir?

Uyuşturucu,terör ve kara para demektir.Yoksul ilkelerde üretilen uyuşturucunun bir kısmı,uyuşturucu trafiğinin güzergahında bulunan ülkemiz üzerinden Avrupa’ya ulaştırılmaktadır.Bu esnada uyuşturucunun bir kısmı da ülkemizde pazarlanmaktadır.Ülkemiz genç bir nüfusa sahiptir.Bu genç nüfus uyuşturucu tacirlerinin iştahını kabartmakta ve önemli bir pazar olarak görülmektedir.Mafya ve terör faaliyetlerinde işbirliği ile uyuşturucu,ülkemiz üzerinden nakledilmeye ve ülke içinde pazarlanmaya çalışılmaktadır.Terör örgütleri gençlerimizi uyuşturucuya alıştırarak hem ülkemiz geleceğine büyük bir darbe vurmakta hem de buradan elde ettiği paraları terör faaliyetlerinde kullanmaktadır.Uyuşturucu kullanan kimse hem kendi hayatını mahvetmekte hem de farkında olmadan dolaylı olarak ülkemizin bugününe ve istikbaline kurşun sıkmaktadır.

Özetle:uyuşturucu kültürü ve terörle mücadelede en etkin yol , gençliğimize ideal aşılamak ;kültüre aktif olarak katılarak üretken ve verimli kılmak, vatanını ve milletini tarihini,tarihi büyüklerini ,dilini sevdirmek,milli ve manevi değerlerle onları donatmaktır.


  •  Ana-Baba Okulu Projesi
  •  Aile Kurumu ,Önemi ,Sorunları
  •  Aile Araştırma Kurumunun 1997 Faaliyetleri
  •  İnsanca Yaşamak İçin...
  •  İzmir'de Türkiye'nin İlk "Umatem" Merkezi Açıldı
  •  Düşmanını Tanı
  •  Uyuşturucu Kullanımıyla Mücadele Atağı
  •  Tv' lerde Uyuşturucuya Karşı Yayın
  •  Hep Birlikte Seslenmelyiz "Uyuşturucuya Hayır!"
  •  Devlet Bakanı Işılay Saygın Vatandaşlarımızı Bilinçlendirmek İçin Almanya'ya Gitti
  •  Uyuşturucu Kullanımı ile Mücadele, Takip ve Yönlendirme Üst Kurulu'nun Üçüncü toplantısı Gerçekleştirildi
  •  Uyuşturucu Konulu Yazı, Karikatür ve Fotoğraf Yarışmasında Ödüller Sahiplerini Buldu
  •  "Uyuşturucuya Karşı Devlet Aile Elele" Konulu Panel İstanbul'da Gerçekleşti
  •  Uyuşturucu Kullanımı ile Mücadele İçin Ulusal Politika ve Stratejiler Belgesi Yayınlandı
  •  Ailenizin Televizyonu mu?
  •  Çocuklar İstismar edilmesin
  •  Yetişkin Okur-Yazar Eğitimi
  •  Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığına
  •  Özel TV'ler şiddet saçıyor
  •  Devlet Bakani Işılay Saygın, TV'leri programlar konusunda duyarlı olmaya çağırdı
  •  Devlet Bakanlığı'nın aile fertleri üzerinde olumsuz etkiler bırakan televizyon programlarına yönelik çalışmaları
  •  4. Ulusal Kadın Çalımaları Toplantısı
  •  3. Aile Şurası

  • Işılay Saygın | Fatma Saygın | Osman Nuri Saygın | İzmir | Buca | Turizm Bakanlığı | Çevre Bakanlığı | Devlet Bakanlığı | Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı | Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü | İzmir Milletvekilliği | Ödül ve Plaketler


    DenizWeb © 2003 - 2008