GÜNÜMÜZDE TÜRK KADINININ DURUMU

Ülkemizde kadın hareketi, bir özgürlük ve eşitlik hareketi olarak dünyada yaşanan dönüşümlerin Osmanlı Toplumu'nu etkilediğini 1900'lerde yani ll. Meşrutiyet Dönemi'nde ortaya çıkmış v hemen her kesimden kadının desteğini almıştır. Atatürk'ün önderliğinde başlayan Kurtuluş Savaşı kadınları kitlesel bir biçimde politik mücadelenin içine çekmiş,çeşitli kadın örgütleri siyasi mitinglere ve siyasi gösterilere katılmaya başlamış,kürsülerde konuşmacı olmuşlardır. Bugün 60 milyonu aşan nüfusuyla Türkiye küreselleşmekte, modernleşmekte ve gelenekselliğin tüm çelişkileriyle kadınların toplumsal konumunu belirlemesinde ilginç bir örnek oluşturmaktadır. Dünyada nüfusun büyük çoğunluğu müslüman olan tek laik ülke Türkiye'dir. Dolayısıyla İslam Dünyası'nda kadınların yasalar önünde eşitliğe en yakın konumda bulunduğu tek müslüman ülke olma özelliğinide sürdürmektedir. Ancak bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de eğitim,sağlık,istihdam,karar mekanizmalarına katılım gibi temel göstergeler açısından kadının durumu istenilen düzeye getirilememiş,,kalıcı ve etkin kadın politikaları oluşturulamamıştır.Türkiye,Birleşmiş Milletler kalkınma Programı tarafında 1996 yılında hazırlanan “İnsani Kalkınma Endeksi'nde” 174 ülke arasında 84 üncü ,”Toplumsal Cinsiyete Bağlı Kalkınma Endeksi”nde ise 61 inci sırada yer almaktadır.

EĞİTİM

1924 yılında kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu kadınlara daha iyi eğitim olanakları sağlamıştır.1935 yılında yapılan nüfus sayımında kadın nüfusun %10'unun okuma-yazma bildiği anlaşılmıştır. Geçen süre içerisinde okur-yazaar kadın oranı %70'ler yükseltilmiştir.Bugün kadınların eğitim olanaklarından eşit şekilde yararlanmaları için gerekli tüm yasal düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.Ancak, ülkenin az gelişmiş bölgelerinde kadı-erkek okullaşma oranındaki farklılık tüm gayretlere rağmen giderilememektedir. Kız çocuklarının ev işlerinde ve diğer işlerde kullanılması, erken yaşta evlilikler, gelenklsel değerlerimizin yanlış yorumlanması gibi nedenler kız çocuklarının okula gönderlmesini engellemektedir. 1997-1998 öğretim yılından itibaren ülekmiz 8 yıllık zorunlu eğitime geçmiştir. Böylece kız çocuklarının eğitim olanaklarından daha fazla yararlanmaları sağlanacaktır. Ülkemiz Pekin'de gerçekleştirilen 4. Dünya Kadın Konferansına geniş bir heyetle katılmıştır.Pekin'de Kadın okur-yazarlığının 2000 yılına kadar %100'e çıkarılması konusunda taahhütte bulunulmuştur. Bu aahhütlerin amacıyla Temmuz 1997 tarihinde “Genç Kızların ve Kadınların Eğitimini Geliştirme Projesi” başlatılmıştır.Milli Eğitim Bakanlığı ile Bakanlığımın işbirliğinde yürütülen proje kapsamında okuma yazma öğretilen kadınların sayısı projenin birinci yılında 134400 rakamına ulaşmıştır.Yine gönüllü kuruluşlarala işbirliği yaparak bu kurslara kadınların katılımı artırılmaya çalışılmaktadır. Bu çanbalarla kadınların eğitim kadının toplumsal yaşamının diğer alanlara katılımının da bir gereğidir. Ayrıca ülkemizde yüksek öğrenim bakımından kadınlarımız bir çok ileri ülkeye göre daha yüksek katılım oranı göstermektedir.

SAĞLIK

Yine ülkemiz,halen yüksek olan anne ve bebek ölümlerinin Pekin'de yapılan 4.Dünya Kadın Konferansı'nda taahhütte bulunmuştur. Sağlık Bakanlığı bu konuyla ilgili çalışmalarını sürdürmektedir.söz konusu bakanlık başkanlığında kamu kurum ve kuruluşları , üniversiteler,sivil yoplum örgütleri ve özel sektör temsilcilerinin katılımı ile kadın sağlığı ve aile planlaması stratejileri hazırlanmıştır. Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı koordinatörlüğünde bir araya gelen gönüllü kuruluşların eğitim,sağlık,isthdam ve hukuk alanlarında oluşturduğu dört komisyon çalışmalarını sürdürmektedir.Bu devlet-sivil toplum kuruluşlarının işbirliğinin çok güzel bir örneğidir. Kadın Sağlık Komisyonu tarafından (KASAKOM)Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde 12 ilde uygulanmak üzere 5 yıl süreli "Kadın Sağlığı ve Eğitim Projesi"hazırlanmıştır.Kısa vadede bölge insanının kadın sağlığı ve aile planlamasıkonusunda eğitilmesi, uzun vadede ise gönüllü kuruluşların bölgede güçlenmesi hedeflenmektedir.Proje Kilis,Mardin ve Gaziantep illerimizde başlatılmıştır.

ÇALIŞMA HAYATI

Tarih boyunca kadınımız her zaman üretici olmuştur.Şehirlerde evinde,kırsal kesimde eşiyle tarlasında çalışarak ailesine ve ülke ekonomisine katkıda bulunmuştur.Sanayileşmenin ve kentleşmenin artmasıyla kadınlarımızın işgücüne katılımının azaldığı görülmüştür. Bu azalmanın nedeni tarımın makinalaşması sonucu şehirlere göç eden kadınlarımızın işgücüne katılım oranı %30 civarındadır. Türkiye'de kamu sektörü son derece nitelikli bir kadın kesmini bünyesinde barındırmaktadır.Yüksek öğrenim görmüş kadınların başlıca çalışma alanı kamu yönetimidir.Buna karşılık kamu yönetiminin karar alma mekanizmalarında kadınların sayısı azdır. Türkiye'de profesyonel alanlarda çalışan kadınlar özellikle eczacı ,diş hekimi ve avukatlık mesleklerinde yoğunlaşmaktadırlar. Akademik kurumlarda ve üniversitelerde kadın öğretim üyesi oranı %30 civarındadır.

SİYASAL YAŞAMA KATILIM

1935 yılında yapılan seçimlerde 18 kadın T.B.M.M.'ne girmiştir.Kadınların parlementoya katılım oranı 1946 seçimlerinden sonra siyasal ideolojideki değişim sonucu hızlı bir düşüş kaydetmiştir.Bu düşüşte çok partili siyasi hayata geçilmesi sonucu tek parti döneminde kadınların sahip oldukları ve günümüz Birleşmiş Milletler literatüründe "kota" olumlu "ayrımcılık" türünden kavramlarla ifade edilen "yarı otomatik seçilme "şansını yitirmeleri rol oynamıştır.Kuşkusuz geleneksel aile içi iş bölümünün kadına koyduğu engellerin yanısıra partiler arası ve parti içi rekabetin ortaya çıkması da bu azalmada rol oynamıştır.Ancak günümüzde kadınların siyasal yaşama katılımlarını arttırmak amacıyla yoğun çalışmalar sürdürülmekte ve olumlu gelişmeler gözlenmektedir.


  •   Türk Hukukçu Kadınlar Derneği
  •   Türk Dünyasına Hizmet Edenler Ödülü-1998
  •   Cumhuriyetin 75. Yılında Türk Kadını
  •   Türk Kadını'nın Bugünkü Durumu
  •   Devlet Bakanı Işılay Saygın ve 12 Üniversitenin İşbirliği
  •   Devlet Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı İşbirliği
  •   Uyuşturucu ile Mücadele Çalışmaları
  •   Başlık Parası Kalkıyor
  •   Aileden Sorumlı Devlet Bakanlığım Döneminde Madde Bağımlılığı Konusunda Yapmış Olduğum Faaliyetler
  •   Uyuşturucu İLE Mücadele
  •   "Aydınlanmanın Kadınları Ödülleri"
  •   Akdeniz Anemisi
  •   Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)
  •   Türk Mutfağı Yarışıyor
  •   4.Avrupe Bakanlar Kurulu Konferansı İstanbul'da Yapıldı.
  •   Kadın Erkek Eşitliği 4.Avrupa Bakanlar Konferansı
  •   Halı Üzerine Bir Söyleşi
  •   Filipinler 100. Yıl Bağımsızlık Kutlamaları

  • Işılay Saygın | Fatma Saygın | Osman Nuri Saygın | İzmir | Buca | Turizm Bakanlığı | Çevre Bakanlığı | Devlet Bakanlığı | Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı | Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü | İzmir Milletvekilliği | Ödül ve Plaketler


    DenizWeb © 2003 - 2008