Devlet Bakanlığım döneminde öncülük Yaptığım yasal ve idari çalışmalar kısaca şunlardır:



-Türk Medeni Kanununun Soyadı İle İlgili 153. maddesinde değişiklik yapılarak kadının evlendikten sonra talep ettiği takdirde kocasının soyadından önce gelmek üzere kendi soyadını da kullanabilmesine imkan sağlanmıştır. (22.05.1997 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.)

-193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun çerçevesinde evli kadının tek başına beyanname vererek aile birliğinden bağımsız olarak vergi mükellefi olması gerçekleşmiştir. (29.07.1998 tarih ve 23414 mükerrer sayılı Resmi Gazetede’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.)

-Nüfus Cüzdanlarında Yer Alan “Medeni Hal” Bölümünde evli-bekar-dul-boşanmiş ifadeleri kaldirilarak, medeni durumun sadece evli veya bekar şeklinde belirlenmesi sağlanmiştir. (İçişleri Bakanlığının 19.11.1997 tarih ve 5783 sayılı genelgesi ile tüm valiliklere talimat verilmiştir.)

-T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’ne Dul ve Yetim Tanıtım Kartlarının “Emekliye Yakınlığı” bölümünde yer alan “dul kadın” ve “yetim” ifadelerinin yerine “eşi, kızı, oğlu, annesi, babası” ibarelerinin yer alması sağlanmıştır. (Bu hususta 13.01.1998 tarihli bir yazı yazılması sonucunca gerekli düzeltme yapılmıştır.)

-T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce düzenlenen sağlık karnelerinin “veriliş nedeni” bölümüne “muhtaç çocuk”, “dul kadin” gibi ibarelerin yerine “eşi, kizi, oglu, annesi, babasi” gibi ibarelerin yer almasi hususunda 26.08.1998 tarihli bir yazi gönderilmesi sonucunda gerekli düzeltme yapılmıştır.

-Kimlik kartları, diploma, pasaport, sürücü belgesi gibi nüfus kütüğüne ait bilgiler içeren belgelerde baba adının yanısıra anne adının da yer alması için İçişleri, Milli Eğitim Bakanlıkları ile YÖK Başkanlığı ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne 27.05.1998 tarihli bir yazı yazılmış ve böylece nüfus kütüğüne dair bilgi içeren tüm belgelerde anne adının da yer alması sağlanmıştır.

-4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun çıkarılmıştır. Aile içindeki şiddeti önlemek amacıyla hazırlanan Ailenin Korunmasına Dair Kanun, aile içinde şiddete maruz kalan kadın veya çocukların şahsen başvuruları veya Cumhuriyet Başsavcısının bildirmesi üzerine Sulh Hukuk Hakimi tarafından, mağdur tarafı korumak amacıyla verilecek tedbirleri içeren koruma kararını ve karara uyulmaması halinde verilecek cezayı düzenlemektedir. Yasa, şiddet uygulayan eşin evde ve işyerinde ailenin diğer üyelerini rahatsız etmemesi amacıyla belirli bir süre uzaklaştırılmasını da öngörmektedir. Koruma kararına uyulmaması halinde 3 aydan 6 aya kadar hapis cezası verilebilmektedir. (17.01.1998 tarih ve 23233 sayılı Resmi Gazetede’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.)

-Türk Medeni Kanununun bütünüyle değiştirilmesi sürecinde kadın ve aile hukuku alanında eşitlikçi düzenlemelerin getirilmesi amacıyla Bakanlığım tarafından, ilgili kamu kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve gerektiğinde tek tek bireylerin görüş ve önerilerine açık bir hazırlık ve tartışma ortamı oluşturmuştur. Çıkarıldığı 1926 yılında kadın ve aile hukuku alanında önemli kazanımlar getiren Medeni Kanun ekonomik ve sosyal gelişmeler ışığında toplumsal ihtiyaçlara yeterli cevap verememiş, ve özellikle evliliğin son bulması halindeki mal rejimi itibariyle çok sayıda kadının mağduriyetine yol açmıştır. Son on yılda çalışmaların yoğunlaştığı değişiklikler konusunda Bakanlığımca 1998 ve 1999 yıllarında ilk ve ikinci tasarıların kamuoyuna açıklanması ve tartışılması sağlanarak görüşlerin oluşturulması için katılımcı bir süreç başlatılmış, nihayet 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 1030 maddelik yeni Medeni Kanunda kadın erkek eşitliğine aykırı hiçbir madde kalmamıştır. Yasanın en çok tartışılan konusu bilindiği gibi mal rejimleri olmuştur. Bu konuda da kadınlarımızın yıllardır çektikleri mağduriyet sona erdirilmiş, kadınların ve gönüllü kadın kuruluşlarının talepleri doğrultusunda “edinilmiş mallara katılım” rejimi kanuni rejim olarak kabul edilmiştir. Buna göre eşler evlilik sırasında başka bir mal rejimi seçmemişler ise, evliliğin boşanma ya da başka bir nedenle son bulması halinde, evlilik sırasında bedelini ödeyerek edindikleri malları ortak olarak bölüşeceklerdir.

Sivil toplumun taleplerini ve katkısını dikkate alarak kadın haklarının geliştirilmesine yönelik olarak yürüttüğüm çalışmaların en kapsamlı olanı Medeni Kanunun değişikliği konusundaki çabalarım olmuştur. Tamamı değişen Medeni Kanunda kadın erkek eşitliği ve aile hukuku alanında gerçekleştirilen değişiklikler öncülük ettiğim çalışmalarla sağlanmıştır. Bakanlığım döneminde Medeni Kanun Değişikliği Tasarısı hakkında kamuoyunu bilgilendirme ve konuyu halkın tartışmasına açma amacıyla çeşitli toplantı ve paneller düzenleyerek ihtiyaca en iyi şekilde cevap veren tasarıyı oluşturmayı başardık. Böylece çağdaş, demokratik ve uluslararası sözleşmeler ile Avrupa Birliği normlarına uygun bir Medeni Kanunun temellerini oluşturduğumuzu memnuniyet ve gururla belirtebilirim. Bu kanunun getirdiği başlıca yenilikler şunlardır:

  • Aile reisliği kaldırılmış ve eşlerin evlilik birliğini beraberce yönetecekleri düzenlenmiştir;
  • Temsil yetkisi eşlerin her ikisine birlikte verilmiştir;
  • Eşlerin oturacaklari evi birlikte seçecekleri hükmü getirilmiştir;
  • Kadına, “önceki” soyadını kocasının soyadından önce gelmek üzere kullanabilme hakkı veren ve 1997 yılında Bakanlığım girişimiyle gerçekleştirilmiş olan değişiklik tasarıda aynen benimsenmiştir;
  • Eşlerin velayeti birlikte kullanacağı, anlaşmazlik halinde ise babanın reyinin üstün olacağı hükmü degiştirilerek eşlerin velayeti birlikte kullanacakları düzenlenmiştir; anlaşmazlık halinde ise hakim karar verecektir;
  • Kanuni mal rejimi “edinilmiş mallara katilma” rejimi olarak belirlenmiştir. Bu rejime göre eşler evlenirken başka bir rejim seçmemişlerse evlilik birliğinin kurulmasından sonra her eşin karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri (edinilmiş mallar) evliliğin sona ermesiyle eşit olarak paylaşılır; kişisel mallar ise sahiplerinde kalır.
  • Evlenme yaşı kadin ve erkek için eşitlenerek 18’e yükseltilmiştir. Aile izni ile evlenme halinde 17 yaşını doldurmak, mahkeme kararıyla evlenme durumunda 16 yaşını doldurmak şartı getirilmiştir.
  • Daha önce erkeğin oturduğu yerdeki evlendirme memurluğu olarak düzenlenmiş olan evlenmek için müracaat yeri, yeni kanunda kadın veya erkeğin oturduğu yer evlendirme memurluğu olarak düzenlenmiştir.


  • -Aile Mahkemelerinin Kurulması Çalışmaları: Medeni Kanunda yer alan kanuni rejimin kadınların büyük çoğunluğunun mağduriyetini önleyeceği beklentisine karşılık bunun her durumda hakkaniyete uygun olmadığı yönünde tartışmalar mevcuttur. Çoğunluğun isteği doğrultusunda çıkmış olmakla birlikte yeni Medeni Kanundaki mal rejiminin de bazı ihtilaflı durumlarda mahkemeye intikali söz konusu olabilecektir. Esasen aile bireylerini özellikle çocuk ve kadını ilgilendiren aile hukuku alanına ait bu gibi uyuşmazlıklar günümüzde giderek karmaşık ve uzmanlık isteyen bir kapsama ulaşmıştır. Ailenin ve aile içinde bireyin korunması amacıyla psikolog, pedagog, sosyolog, sosyal hizmet uzmanı destekli aile mahkemelerinin kurulması günümüz Türkiye’sinde ihtiyaç haline gelmiştir. Boşanma, miras, evlat edinme, aile içi şiddet gibi aile hayatının mahremiyetinin de önem kazandığı bazı davaların ihtisas mahkemelerinde görülmesinin sağlanması amacıyla bakanlığım 1988 yılında gerekli girişimleri başlatmış, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine hazırlatılan “Karşılaştırmalı Hukukta Aile Mahkemeleri ve Türkiye’de Aile Mahkemelerinin Kurulmasında Yararlanılabilecek Bir Model” adlı çalışma esas alınarak hazırlanan Kanun Taslağı Adalet Bakanlığına sunulmuştur. 2003 Yılı Ocak ayında çıkarılan Aile Mahkemelerinin kurulmasına dair kanuna da öncülük eden çalışmaları başlatmış bulunmaktan mutluluk duyduğumu belirtmek isterim.

    Yasaların cinsiyet ayrımcılığı taşıyan unsurlardan ayıklanmasının yanında daha demokratik ve kalkınmış bir topluma ulaşma amacıyla çeşitli alanlarda yürüttüğüm kadınların durumlarını iyileştirici proje ve faaliyetlerimi kısaca özetlemek istiyorum:


  •  Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü'nün Kurulması
  •  Eğitim Komisyonu
  •  Hukuk Komisyonu
  •  İstihdam Komisyonu
  •  Sağlık Komisyonu
  •  KASAKOM Komisyonu Cumhurbaşkanını Ziyaret Etti
  •  Türkiyenin İlk Kadın Hastanesi
  •  Devlet Bakanlığım Döneminde Yaptığım Yasal ve İdari Çalışmalar
  •  TAÇSAV Ödülü
  •  Türk Hukukçu Kadınlar Derneği
  •  4. ULUSAL KADIN ÇALIŞMALARI İZMİRDE GERÇEKLEŞTİ
  •  “AKDENİZ GERÇEĞİNDE KADIN” KONULU TOPLANTI
  •   “1.ULUSAL EVDE BAKIM KONGRESİ”
  •   Ev İçi Üretimden Uluslar Arası Fuarlara
  •   Çin Halk Cumhuriyetinden Gelen Kadınlar
  •   Van ve Hakkari'de 10 Bin Kadına İstihdam İmkanı Sağlandı
  •   "21. Yüzyılda Kadın" Konulu Uluslararası Toplantı
  •   KADIN 2000
  •   Resmi Nikah Neden Gereklidir?
  •   Cezaevinde Toplu Nikah Töreni
  •   Akraba Evliliği Paneli Erzurumda Yapıldı.
  •   Atatürk ve Kadın
  •   Cumhuriyetin 75. Yılında Kadın Yazarlar

  • Işılay Saygın | Fatma Saygın | Osman Nuri Saygın | İzmir | Buca | Turizm Bakanlığı | Çevre Bakanlığı | Devlet Bakanlığı | Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı | Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü | İzmir Milletvekilliği | Ödül ve Plaketler


    DenizWeb © 2003 - 2008